Bizler herşeyde olduğu gibi kesilecek hayvanın temizliğine de çok dikkat ederiz, hatta hayvanın sadece dış temizliğine değil iç temizliğine de önem veririz. Kesilecek tavuk ya da horozun üç gün önceden ayağını bağlar,onu temiz bir ortamda temiz gıdalarla besleriz.Böylece o hayvanın özellikle dışkılardan uzak durması sağlanmış olur.
KIZILKURT hastalığını belki bir çoğumuz duymadık.Bu hastalık eşeklerde görülür ve eşek sancılanarak yere düşer,çarpına çarpına ölür.Eğer imdada kara tavuk (horoz değil,tavuk olacak)kanı yetişir ve eşeğe içirilirse eşek hemen iyileşir.Bu hastalığı yağılındüz de ekin dererken hastalanan eşekte gördük ve kara tavuk kanı içirerek eşeği kurtardık.Yani bizzat test edilmiş olumlu sonuçları görülmüştür.Bilimsel izahını ehline havale ediyoruz.
Köyümüzde otomobilin(tomafil)yaygın olmadığı (1984)öncesinde köylü traktörlerle Arapgire gider gelirdi,bu nedenlerle pazartesi cuma günleri nöbet usulü ikişer traktör Arapgire yolcu taşırdı.Bazen Dişderikten Mehmet SAĞLAM (Kürt Mehmet) traktörü ile gelir oda taşımacılık yapardı.Bu duruma köylü traktörcüler kızar ama belli etmemeye çalışırlar,herkes nasibini yer derlerdi.Zaten köyde toplam dört traktör vardı.Sıddığın motoru(Yüzbaşı),Mevlüdün motoru,Aylı ile Süleymanın motoru ve Aleydin ile mıstafanın motoru (Hoca).Ben söylendiği gibi yazdım.
Büyüklerimiz at'ın iki şey için yaratıldığını söylerler. Bunlardan biri savaşmak için diğeri de uzak mesafelerden cuma namazına yetişmek için. Atın ağır işlerde çalışması onun asaletine yakışmadığı gibi moda tabirle karizmasını çizeceği düşünülür. Bu Türklerde ata verilen değerin bir göstergesidir.
Büyüklerimizin anlattığına göre Dişterik son sahibini batıracakmış. Çünkü eskiden Dişteriğin gelirinden alınan vergiler kutsal yerlerin (Mekke ve Medine) bakım ve onarımına gidermiş, şimdi ise böyle bir şey olmadığı için son sahipleri batacakmış. Bu tespit ne kadar doğrudur bilemem ama şu anda Dişterik batmış durumda.
1964 yılında köydeki tarıma teknik yardım sağlamak amacıyla,Arapgir ziraat teknisyenliğince köye( ve Tepte köyüne) Selektör Binası yapılmıştır. Bu bina yaklaşık 30 yıldır kaderine terkedilmiş durumdadır ve yıkılmaya yüz tutmuştur.
Alıç ve hozzuk çok olursa o yıl kış şiddetli geçer, bahar aylarında hava parçalı bulutlu olur ve çok sıcak atarsa( hava normalinden fazla sıcak olursa) o gün yağmur yağar. Birde çocuklar yılanın diri diri yakılması halinde yağmur yağacağına inanırlar. Bu inanış batıldır ve çocukçadır.
1964 yılında köydeki tarıma teknik yardım sağlamak amacıyla,Arapgir ziraat teknisyenliğince köye( ve Tepte köyüne) Selektör Binası yapılmıştır. Bu bina yaklaşık 30 yıldır kaderine terkedilmiş durumdadır ve yıkılmaya yüz tutmuştur.
Rahmetli Lalık İbrahim'in dedesinin iki kardeşi Bulgaristan'a gitmişler, askerlik için giden bu iki kardeş Bulgaristan'ın Filibe şehrinde kalmaya karar vermişler ve orada devletin kendilerine verdiği toprağı işlemişler, daha sonra Türkiye'ye dönmemişlerdir.
Rahmetli Alaattin hoca Hallonun kızını istemiş ama kızı vermemişler, bunun üzerine Aladdin hoca İzmir'e gitmiş ve 40 yılı aşkın bir süre köye dönmemiş ve hiç evlenmemiştir. Bu kızı Kamburun Ali'ye vermişler, Kambur'un Ali seferberlikte ölünce kızı Sıddık dayı almıştır. Aladdin hoca ölümünden önce kendisine evlenmediği için pişman olup olmadığını soranlara, ‘bir nedenden dolayı pişmanım demiş,' ve o nedeni de şöyle açıklamıştır. ‘Yaşlılık yıllarımda İzmir'de sabah namazı için İkiçeşmelik'teki camiye gidiyordum, karşıdan düşe kalka bir sarhoş üzerime doğru geldi ve benim yakamdan tutarak, ben falan adamın oğluyum, namazda benim babama da dua edeceksin' dedi, ben dünyanın en kötü evladı bile babası için dua istiyor, acaba benim arkamdan kim dua edecek diye evlenmediğime pişman oldum' demiştir.

  « Geri 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 İleri »